selanik panorama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selanik panorama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

Kastra (Bizans Kale surları)



 Kastra (Bizans Kale surları)


    Selanik surları erken Hıristiyan ve Bizans askeri mimarisinin en iyi korunmuş anıtlarından birini oluşturmaktadır. On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde Cassander (M.Ö. 316) tarafından kentin temeli oluşturmak için yapılmış ve yirminci yüzyılın başında uzun bir bakım süreci geçirmiştir. Kentin tarihini yansıtırlar.Üçüncü, dördüncü ve beşinci yüzyıllarda ana yapı evresi tamamlanmış olsada, zaman içindeki onarım, ilaveler ve değişiklikler kentin savunmasının tarih boyunca bitmez tükenmez zorlu bir süreç olduğunu göstermektedir.
     Selanik surları şehrin dört tarafını içine alacak yani bütün şehri çevreleyen şekildeydi (doğu, batı, güney ve kuzey), surların görünüşü bir masa biçiminde olup uzunluğu yaklaşık olarak 8 kilometreydi. Yüksekliği ortalama olarak 10 ile 12 metre civarındaydı ve kalınlığı 5 metreye ulaşıyordu. En hassas olan şehrin ova bölgeleri, güçlü savunma üçgen konsollarla desteklenmişti. Yamaçların yan taraflarında özellikle dikdörtgen kuleler inşa edilmişti. Surların güneybatısında 4.yüzyılda büyük Konstantin tarafından yapılmış bir yapay liman vardı, surların kuzeydoğusunda bitişik şekilde Akropoli vardı ve dikdörtgen kule ile dönüşümlü üçgen çıkmadan oluşan ayrı bir surdan oluşuyordu. Selanik’in dört ana giriş kapısı vardı: iki kapı batı bölümüne açılıyordu, «Hirisi Kapı ve Litaia Kapısı» ve diğer iki kapı doğu bölümüne açılıyordu, «Kassandreotiki Kapısı yada diğer adıyla Kalamaria Kapısı, Yeni Hirisi Kapısı ». Bu kapıların dışında bir çok küçük kapıda mevcuttu. Bu küçük kapılar gennelikle askeri hizmetli amaçlar için kullanılmaktaydı. 
Takip eden yüzyıllarda gerek deprem gereksede saldırılar sonucunda surlarda onarım ve restorasyon kaçınılmaz hale gelmişti.
   1430’da Osmanlılar tarafından işgalindan sonra surlarda, çevre duvarlarında ve büyük kulelerde, örneğin Beyaz Kule ve Yedi Kulede yeni düzenlemelere yapılmıştır.Osmanlılar tarafından karargah olarak hizmet etmek için yeniden inşa edilmiş ve mevcut yedi kulesinden dolayı Yedikule / Eptapyrgion olarak tanınmıştır. Deniz surları ve doğu ve batı kara surlarının bazı bölümleri 1873 ve 1911 yılları arasında yıkılmıştır.
Not : Merkezden Castra\Yedi Kuleye yol yokuş ve biraz uzak olduğundan dolayı yürüyerek çıkmak  zordur. Taksi ile aşağı-yukarı 4-5 euro gibi uygun bir ücret karşılığı çıkabilirsiniz.







Yedi Kule(Eptapyrgion)

Yedi Kule(Eptapyrgion)

    
     Selanik şehrinin sırtlarında yer almaktadır. Osmanlı’nın ilk döneminde 1431 yılında Çavuş Bey tarafından Bizans surları içine inşa edilmiştir. Osmanlıca giriş kitabesi ve tuğrası ile birlikte günümüze kadar gelebilmiştir. Osmanlı dönemindeki adı Zincirli Kule olmakla birlikte, bugün Yedikule olarak bilinmektedir. Yedi Kule (Eptapyrgion), 1980-1989 yılları arasında hapishane olarak kullanılmıştır. Bu tarihten sonra Adalet ve Kültür Bakanlıklarının ortak idaresine verilen Yedikule, günümüzde açık hava müzesi olarak kullanılmaktadır. 1997 yılı içersinde kültür merkezi olarak faaliyet göstermek üzere restore edilmiştir. Günümüzde şehri ve körfezi kuşbakışı görmesi nedeniyle, turistik  kafilelerin gezdirildiği bir seyahat noktası olarak kullanılmaktadır.Bu noktadan şehri panaromik olarak  olarak görmek mümkündür.




 Not : Merkezden Castra\Yedi Kuleye yol yokuş ve biraz uzak olduğundan dolayı yürüyerek çıkmak  zordur. Taksi ile aşağı-yukarı 4-5 euro gibi uygun bir ücret karşılığı çıkabilirsiniz.

 

Beyaz Kule(Lefkos Pirgos)


Beyaz Kule (Lefkos Pirgos)
     


     Halen Selanik'in simgesi olan bu kule Osmanlı Devleti tarafından Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılmıştır. Mimarının Mimar Sinan olduğuna dair bazı iddialar vardır. Kule Osmanlılar tarafından Kale, garnizon ve hapishane olarak kullanılmıştır. 1912'de Balkan Savaşlarının sonucu olarak Selanik Yunanlıların eline geçince kule sembolik bir vaftiz uygulaması olarak beyaza boyanmıştır. İsmi buradan gelmektedir. Ancak zamanla kule eski rengine dönmüştür. 

   
Bizans Kulesi'nden Beyaz Kule'ye 
 
Söylenen odur ki; Başpiskopos Eustathios tarafından kentin doğusunu korumak üzere yaptırılan Eski Bizans Kulesi’nin, 1430 yılında kentin Osmanlıların eline geçmesiyle birlikte yazgısı değişmiştir. Yerine yenisi yapılana kadar geçen, yaklaşık yüz yıllık zaman boyunca kule yıkık bir halde miymiş yoksa sağlam mıymış, sağlam ise Osmanlı askerleri kuleyi kullanılmışlar mı yoksa kuleye gerek duymamışlar mı bilinmez, ama zamanı gelince, 1535 yılında yani, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Bizans kulesinin yerine bir Osmanlı kulesi yapılmıştır.
Kulenin mimarının kim olduğu konusunda kulaktan kulağa dolanan rivayetlere tarihçi Franz Babinger, kulenin 1537’de Arnavutluk’ta bir kulenin güçlendirmesini yaptığı bilinen Mimar Sinan tarafından yapılmış olabileceğini söyleyerek bir yenisini daha eklediyse de binanın Venedikli mimarlar tarafından yapılmış olduğu kabul edilmiştir.



     Kule, Osmanlı’ya önce kale, sonra garnizon ve en son da zindan olarak hizmet vermiş. Verdiği hizmete göre de halk arasında ismi değişmiş. 16. yy ”Aslan Kulesi” olarak anılan yapıya daha sonra Yeniçeri Kulesi denir olmuş. Yapı zindan olarak kullanılırken 1826’da Sultan II. Mahmud’un emri üzerine kuledeki tutukluların hepsi kılıçtan geçirilince ise adı, “Kan Kulesi” olarak değiştirilmiş.Osmanlı-Türk döneminde Beyaz Kuleye; ayrıca Kalamarya Kulesi adı da verilmişti. 



      Evliya Çelebi, deniz kenarındaki Kale-i Esed veya Kalamarya Kulesi'nin Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa edildiğini, içinde 40 ev, 3 sarnıç, buğday ambarları bulunduğunu bildirip, toplarının ancak Çanakkale'de ve Rodos'ta olanlarla mukayese edilebileceğini yazar. Bunlar karşıda 8 mil mesafeyi dövebilirmiş. Kulenin 50 arşın (38 m.) boyunda, 5 adım (3 - 3,5 m.) eninde duvarları varmış. Evliya'nın anlattığı bu kulenin etrafı surları ve teferruatı bugün yoktur. Kale günümüzde tek başına kalmıştır. Zira 1869 yılında sahile rıhtım inşa edilmesi sebebiyle kale duvarları yıktırılmıştı.
Daha sonra 1904 yılında Beyaz Kule'nin çevresi tamamen temizlenmiş ve kule yalnız başına kalmıştır.
 

  Beyaz Kule'nin giriş kapısı üzerindeki kitabesi (bugün için bu kitabe yoktur) kaldırılmıştır. Türkçe olup şöyledir:

  Şir-i merdan Hazret-i Süleyman zaman Emriy yapılıp burc-ulesed oldu tamam.
  Şir-i peyker ejderha toplar ki etrafındadır. Yaraşır bu kuleye Burc-u Esed dense tam.
 Oldu tarihi dokuz yüz kırk iki bu kalenin Hicret-i peygamber-i ahır zamandan vesselam.

   
   Bu kitabe, Evliya'dan nakledilmiştir. Son mısra lafzen tarihtir. 942 (1535-1536) olduğunu ifade eder. Kapısı, tam bir Osmanlı sivri kemeridir. Üstteki kemerciklerdeki süslü silme ise, Topkapı Sarayı Orta Kapısı'nın kulelerine aynen uymaktadır. Hiç farkı yoktur.
Beyaz Kule, Selanik surlarının şehrin doğu tarafında sahil surları ile birleştiği köşede yükselmekte ve etrafındaki duvarlar ortadan kalktığından bugün yalnız başına bir yeşil sahanın ortasında bulunmaktadır.

   Selanik, Birinci Balkan Savaşı’nın sonunda 1912 yılında Osmanlı’dan ayrılarak Yunan Devleti’ne katıldığında ise kule, arınmayı temsil eden sembolik bir vaftiz işleminden geçerek beyaza boyanmış ve bundan sonra da “Beyaz Kule” olarak anılmıştır. Fakat zaman içinde beyaz boyalar döküldüğünden, kule gerçek rengine dönmüştür.
Erken tasvirlerinde kulenin orijinal halini, konik bir çatının çevreliyor olması, kulenin zaman içinde oldukça değişikliğe uğradığını gösteriyor: Kale burcunun, kulenin 1912-1917 yılları arasında gördüğü bakımda eklendiğini söyleniyor örneğin. 

 
   Selanik’in önemli turistik merkezlerinden biri olan kule 1985 yılında bir restorasyon daha geçirmiştir.
   1988 yılında Selanik erken Hristiyanlık ve Bizans anıtları ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girerken, aynı yıl Beyaz Kule ile Europa Nostra (Avrupa Kültürel Miras Kuruluşları Federasyonu) koruma ödülünü almıştır.
Bugün Yunanistan Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak kullanılan yapı, Selanik’in en önemli tarihi eseri sayılmakta ve Selanik'in simgesi durumundadır.  2008 yılından itibaren anıt müze olarak kulanılmakta,  Selanik tarihine adanmış kalıcı bir sergiye ev sahipliği yapmaktadır.   

   Not = 30 metre yüksekliğinde ve 70 metre çapındaki 6 katlı Beyaz Kule, müze olarak Pazartesi günleri kapalıdır,diğer günlerde ise;  sabah 8.30- öğleden sonra 15.00 saatleri arasında gezilebilmektedir.

 


Selanik Genel Bilgiler-Fotoğraflar


Selanik


Selanik (Yunanca: Θεσσαλονίκη / Thessaloniki), Yunanistan'ın ikinci büyük kenti ve Yunan Makedonyası bölgesinin yönetim merkezidir. Yunanistan'da Ege denizinin meydana getirdiği Selanik körfezinde bulunan bir şehirdir. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu şehirdir.
Selanik'in nüfusu 1 milyona yakındır ve coğrafî koordinatları 40°38′ kuzey enlemi ve 22°58′ doğu boylamındadır. Çeşitli tarihî yapılar, Türk mahalleleri ile, uzun yıllar bir Türk şehri olmanın bütün özelliklerini taşıyan Balkan şehirlerinden biridir. Önemli turistik ziyaret yerleri Beyaz Kule, Arkeoloji Müzesi,çeşitli Osmanlı eserleri ve Atatürk'ün doğduğu evdir.
Selanik konumu gereği, dağlık balkan adasını boydan boya kesen yolların düğüm noktasında bulunması ve aynı zamanda bu yolları, işlek deniz ulaşımına bağlayan muhafazalı bir limana sahip olması bu şehri önemli kılmaktadır.
Selanik, 1997'de Avrupa kültür başkenti seçilmiştir.
   Sahilden beyaz kule manzarası


  Sahilin genel görüntüsü
 Beyaz Kule önü yürüyüş yolu
 Kaleden genel şehir görüntüsü
 Sahil görüntüsü 
 Dolunayda sahil ve beyaz kule görüntüsü